Sosyal Medya

Kürsü

Sanki Kırmızı Mürekkep Bulunmuyormuş gibi yazmak

Atasoy Müftüoğlu 30 Nisan 2016 tarihindeki Fatih Bel. Ali Emiri salonunda gençlere, ‘bize gelmeyin kendinize gelin’ sloganıyla seslendiği konuşmasını şu aktarımla bitirdi;



Düşünce Mektebi

 

‘Bu olayı bana 2 yıl önce İstanbul’da karşılaştığım Felsefeci Salavoj Zizek anlatmıştı.’

 

‘Soğuk savaş yıllarında muhalif bir Doğu Alman tutuklanmış ve Sibirya’ya sürgüne gönderilmeden evvel yakınlarıyla son kez buluşmuş. Onlara oradan mektuplar yazacağını söylemiş. Gönderdiğim mektuplar mavi mürekkep ile yazılmış ise okuduklarınız doğru, kırmızı mürekkep ile yazılmışsa anlayın ki yazılanın gerçeklerle ilgisi yok diye aralarında özel bir parola belirlemişler. Yakınları aylar sonra gelen mektubu açtıklarında mavi mürekkep ile yazılmış olduğunu görünce doğruları okuyacakları için heyecanlanmışlar. Mektupta şunlar yazılıymış;‘Buraya çok rahat bir yolculuk sonucu vardım. Bize tahsis edilen yer, ısıtma yönünden de hijyen açısından da oldukça konforlu. Buradaki tüm görevlilerden beklemediğim oranda yakın ilgi, alaka hatta saygı görmekteyim. Civarımızda içinde her şeyin olduğu bir marketten tüm ihtiyaçlarımızı karşılamamıza izin veriliyor. Bu markette iğneden ipliğe her şey mevcut ama bir tek kırmızı mürekkep yok.


Bu aktarımı duyunca ülkemizde yeterince kırmızı mürekkep olduğu için kendimi çok iyi hissettim. Ama herhalde yokluk zamanında yetişmiş yazarlar bu bolluk devrinin konforundan istifade etmek için sanki hiç kırmızı mürekkep yokmuş gibi her yalanı mavi mürekkeple yazıp hakikat kıvamında sanallaştırmaya devam ediyor. Kırmızı mürekkep ise hakaret içeren cümleleri yazan seviyesiz metinlerde heba ediliyor.

Şevket Hüner

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.