Sosyal Medya

Kültür Sanat

'Topkapı Sarayı'nın tarihî günü'

Dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Topkapı Sarayı, yeni açılan Aşk-ı Nebi sergisiyle en çok ilgi gören Kutsal Emanetler bölümünü genişletti.



Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı’nı yürüten Prof. Dr. Haluk Dursun Aşk-ı Nebi sergisiyle birlikte göreve geldiği 2012’den bu yana en heyecanlı günlerinden birini yaşıyor. Bir yandan panolar, sergileme levhaları, avludaki tören hazırlıklarıyla ilgilenirken diğer yandan da Vali, Diyanet İşleri Başkanı, basın ve protokolün katılacağı açılışın ev sahibi olarak eksiksiz geçmesi için çabalıyor. Prof. Dr. Haluk Dursun’la serginin açıldığı 8 Nisan günü, bu koşuşturmanın içinde bir araya geldik. Dursun, Aşk-ı Nebi sergisi ve kendi ifadesiyle Topkapı Sarayı’nın bu tarihî gününe dair Al Jazeera’nin sorularını yanıtladı.

Bugün tarihî bir gün demenizin sebebi nedir?

Topkapı Sarayı eserlerinin bir kısmı teşhirdeydi yani insanlar gidip görebiliyordu. Ancak bu tip büyük müzelerde gösterilemeyen, muhafaza edilen birçok eser de vardır. Bu eserleri sergiler vasıtasıyla zaman zaman müzeler ortaya çıkarırlar. Topkapı Sarayı da şu anda öyle bir tarihî anı yaşıyor. Depolarımızdaki eserlerin bir kısmı restorasyon işlemleri tamamlanarak teşhire açılıyor.

Aşk-ı Nebi sergisi kapsamında Kuran-ı Kerim muhafazaları da sergileniyor. [AA]

Aşk-ı Nebi sergisinin teması itibariyle önemi nedir?

Bu serginin çok kutsal bir teması var. Bu sarayda sultanlar başta olmak üzere yaşayanların Hz. Muhammed’e muhabbetleri ve hürmetleri eserlere yansımış. Mesela padişahlar hatlarını onun için yazmışlar. Mekke ve Medine için hediyeler göndermişler. Bunlar daha sonra son Medine muhafızı Fahrettin Paşa tarafından saraya geri getirilmiş ve bunlar burada saklanmış. Şimdi bu eserlerin bir kısmını sergi vesilesiyle halkla buluşmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz.

Kutsal Emanetler kısmı böylece genişletilmiş mi oluyor?

Kutsal Emanetler bölümü hem genişletilmiş oldu, hem de ikinci bir bölümle daha fazla eserin sergilenmesi söz konusu. Bu yönüyle tarihî bir gün çünkü Topkapı Sarayı’nda en çok ziyaretçi alan bölüm Kutsal Emanetler’in bulunduğu yer.

Kutsal Emanetler bölümünün yıllık ne kadar ziyaretçisi bulunuyor?

Geçtiğimiz yıllarda ortalama üç buçuk milyon kişi bu bölümü ziyaret etti ve Kutsal Emanetler kısmı önünde her zaman uzun kuyruklar olur. Biz bu sergiyle hem o ilgiyi artırmış hem de Kutsal Emanetler’i görmeye gelenleri iki ayrı bölümle karşılayarak o uzun kuyrukları da bir anlamıyla ikiye bölerek misafirlerimize erişim kolaylığı sağlamış olacağız. Bu da insanların Kutsal Emanetler bölümünde daha fazla zaman geçirebilmelerini sağlayacak.

 

Serginin süre planlaması nasıl yapıldı?

Rumuz olduğu için biz bu sergiye 99 eser seçtik. İlk etapta 15 Temmuz 2014’e kadar sürecek sonrasında yine Enderun Koğuşu’nda bu amaç için yapılmış olan eserleri sergilemeye devam edeceğiz.

Özellikle gözden kaçmaması gereken eserler hangileri?

Bir baba nasıl çocuklarını ayıramazsa ben de bu eserleri birbirinden ayrı tutamam. Ancak çok önemli parçalardan bir tanesi, serginin içerisinde yok gibi görünse de daha başlangıçta ziyaretçileri karşılayan kapı kitabesi. Bu kitabe Kazasker Mustafa İzzet Efendi’ye ait. Hat sanatının, müziğin ve ilmiyenin dönüm noktalarından biridir kendisi ve kitabenin altında da imzası bulunmakta. Bunun için girenler içeridekilere odaklanmadan önce başlarını kaldırıp kitabeye de mutlaka bakmalılar.

Müze içerisinde hat sanatına dair ayrı bir çalışma yapılacak mı?

İstanbul’da tamamıyla hat sanatına özel bir müzemiz hâlâ yok. Restorasyonlar dolayısıyla henüz açılamadı böyle özel bir bölüm. Hazine Koğuşu dediğimiz kısım bu yönüyle de bir açık hava hat sanatı sergisi aynı zamanda. III. Ahmet’in kitabesi, II. Mahmut’un kitabesi ve Kazasker Mustafa İzzet Efendi’nin kitabesi de bu yönüyle ziyaretçilere Osmanlı hat sanatının en güzel örneklerini bir arada sunuyor.

Osmanlıca bilmek bilhassa Topkapı Sarayı’nı gezerken nasıl bir kolaylık sağlıyor?

Topkapı Sarayı, kendi köklerimizin en yoğun olduğu mekanlardan bir tanesi. Temelinde de eski yazı var. Bu eski yazıları, o kitabelerde ne yazdığını okuyabilmek çok önemli. Siz bu kitabeleri okuyamıyorsanız bana göre bu işin derinliğine ve keyfine tam varamıyorsunuz demektir. Bu bakımdan eski yazı eski kültürümüzün temelidir. Sanatkârane yazıldığı zaman da ne kadar estetik bir içeriğe ulaştığını da daha iyi anlıyorsunuz.

Müzenin bu yıl ve gelecek yıllar için programı nasıl olacak?

Geçtiğimiz yıldan itibaren müze büyük bir restorasyon sürecine girdi. Şu an müze içerisinde 18 ayrı noktada restorasyon çalışmaları devam ediyor ki bu bir rekor. Bunun dışında Topkapı Sarayı’nın kültürel geri planını tanıtmak için de yeni proje ve sergilerimiz olacak. Mesela havuzlar ve çeşmeler vasıtasıyla Topkapı Sarayı’ndaki su kültürü bu kültürel geri plan aktarımı içerisinde işlenecek temalardan biri. Buna benzer birçok farklı tema ile yeni sergiler için de hazırlıklarımız sürüyor.

Aşk-ı Nebi sergisi 15 Temmuz'a kadar ziyaret edilebilecek. [AA]

Aşk-ı Nebi Sergisi

Yıldız Holding sponsorluğunda Diyanet İşleri Başkanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı katkılarıyla hazırlanan Aşk-ı Nebi sergisi, 15 Temmuz tarihine kadar açık kalacak.

Sergi içerisindeki bölümler şöyle: Hz. Peygamber'in Doğumu, Peygamberliği, Mirac, Hicret, Gazveler, Mekke'nin Fethi, Vefatı, Ravza-i Mutahhara, Osmanlı Sarayı'nda Hz. Peygamber Sevgisi.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.