Sosyal Medya

Yaşam

'Biz Hamas’a benziyoruz'

Güneydoğu’da AKP ile BDP arasında geçmesi beklenen seçimde sahada bir oyuncu daha var: Hüda-Par. Kürt ağırlıklı İslamcı hareket ilk seçim sınavına giriyor. Partinin genel başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Aljazeera’den Kadir Konuksever’in sorularını cevaplandırdı.



Güneydoğu’da son yapılan seçimlerin neredeyse tamamından AK Parti ve BDP önde çıktı. Bu yıl üçüncü bir oyuncu olarak Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) iki parti arasından kendine yer açmak için uğraşıyor. Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda geçtiğimiz hafta sonu düzenlediği kalabalık mitingle dikkatleri üzerine çeken HÜDA-PAR, ev ev ve yüz yüze seçim çalışması yürütüyor. Partinin Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu seçim çalışmaları, Hizbullah ilişkisi ve çalışmaları sırasında yaşanan gerginliklerle ilgili Al Jazeera’den Kadir Konuksever’in sorularını yanıtladı. 

Zekeriya Yapıcıoğlu

1966 yılında Batman'da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Batman'da tamamladı. 1988 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1990-2012 yılları arasında avukatlık yaptı. Hüda Par'ın kurucularından olan Zekeriya Yapıcıoğlu, 30 Haziran 2013'te yapılan 1. Olağan Büyük Kongre'de Genel Başkanlığa seçildi. Halen genel başkanlık görevini sürdüren Yapıcıoğlu evli 5 çocuk babası.


Öncelikle barış sürecine ilişkin görüşlerinizi sormak istiyorum. Ne düşünüyorsunuz süreç hakkında?

"Biz barış sürecini önemsiyoruz. 15-16 aydır çatışmanın olmaması, herhangi bir cenazenin gelmemesi, gençlerin ölmüyor olması bizi sevindiriyor. Bazı eksiklik ve yanlışlıklarına rağmen biz bu süreci destekliyoruz. Silahın susması, akan kanın durması, yeni ölümlerin olmaması noktasında bu sürecin taraflarından bir tanesinin PKK veya onun lideri Öcalan’ın olmasını da biz doğal karşılıyoruz. Fakat eğer bu barış süreci değil, Kürtlerin sorunlarının çözümü süreci ise bu durumda, bu konunun tek muhatabının PKK veya onun lideri Öcalan olması sıkıntıdır. Şu anlamda sıkıntıdır; PKK ısrarla kendi lideri olan Abdullah Öcalan’ı bütün Kürtlerin önderi olarak pazarlamaya, kabul ettirmeye çalışıyor. Biz de diyoruz ki Kürtlerin çok büyük bir çoğunluğu Abdullah Öcalan’ı kendine önder, kendine lider olarak kabul etmiyor."
 

yapicioglu
HÜDA-PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu
[Aljazeera]


HÜDA-PAR olarak partileştiniz ve ilk ciddi sınavınızı 30 Mart’ta vereceksiniz. Bölgedeki iki güçlü parti AK Parti ve BDP’den oy alacağınızı düşünüyor musunuz?

"Bütün partilerin kemikleşmiş belli bir tabanları, oy oranları vardır. Gerisi halkın partiler arasında, hatta bazen seçime bir iki gün kala karar vermesi sonucu oluşan tablodur. Dolayısıyla biz hem AK Parti’nin hem BDP’nin kemikleşmiş tabanından çok fazla bir oy beklemiyoruz. Bunun dışında geriye kalan oyları hesap ettiğinizde zaten yaklaşık olarak oyların yüzde seksenine tekabül ediyor. Biz halkın oylarına talibiz. Biz bir de şöyle düşünüyoruz; özellikle bizim bölgemizde, Kürdistan’da, 1980’den bu yana bütün seçimlere bakın. Bu halk kimi sisteme muhalif olarak görmüş ve değerlendirmişse ona oy vermiştir. AK Parti, 2002 yılında iktidara gelmesinden bu yana girmiş olduğu diğer seçimlerde de oylarını arttırmasını aslında buna borçludur. İlk çıkışımızdan beri şunu söylüyoruz; diyoruz ki 'Biz şu veya bu partinin değil, sistemin alternatifiyiz.' Diğerleri trenin makinistini değiştirmek istiyor, biz makas değiştirmek istiyoruz. Biz diyoruz ki sistem halkın değerleriyle barışık değil. Dolayısıyla bir tarafta sistemin sahibine dönüşmüş bir iktidar partisi, öteki tarafta, ‘işte bizim laiklik konusundaki hassasiyetlerimiz Genelkurmay'la aynı’, ‘İşte Kürdistan’da veya Güneydoğu’da –tabiri kullanan kişiye göre değişiyor- laikliğin teminatı biziz’ şeklindeki söylemler..."

BDP mi?

"Evet BDP, Hasip Kaplan. Hasip Kaplan diyor ki; bizim laiklik konusundaki hassasiyetimiz Genelkurmay’la aynı. Bir taraftan Aysel Tuğluk benzer açıklamalar yapıyor. BDP’nin farklı farklı yöneticileri değişik tarihlerde bu açıklamaları yaptılar. ‘Bizim önümüzü kapatırsanız Kürt Hamas’ı doğar.’ Yani dolayısıyla kendilerinin FKÖ (Filistin Kurtuluş Örgütü) benzeri bir şey olduğunu söylediler, biz de zaten o düşüncedeyiz. Evet gerçekten onlar FKÖ’ye daha çok benziyorlar, biz de Hamas’a benziyoruz."

Benziyor musunuz Hamas’a?

"Benziyoruz tabi. Burası Filistin olsaydı onlar FKÖ, biz de Hamas olurduk. Şimdi onlar da bunu kabul ediyor olacaklar ki bizim önümüz kapanırsa Kürt Hamas’ı doğacak diyorlar."

Çalışmalarınız sırasında en azından bir saptama oluşmuştur; BDP’den mi yoksa AK Parti’den mi oy alacaksınız?

"Şöyle söyleyeyim, BDP’ye giden oyların bir kısmı, BDP’li olmadığı halde AK Parti’ye kızmış, ya da bir şekilde sistemden veya devletin görevlilerinden haksızlık görmüş, zulme uğramış insanların kurtuluş kapısı olarak, sığınacak liman olarak BDP’yi gördüğü için oraya gitmiş alternatifsizlikten. Tam tersi de geçerli. BDP’nin daha doğrusu PKK’nin yapmış olduğu bazı hareketlerden, bazı haksızlıklardan rahatsız olmuş, buna tepki gösteren insanlar da alternatif diye AK Parti’ye gitmiş."

Bu durumda hangi küskünler size geliyor?

(Gülüyor) "İkisine küsenler de bize gelebilirler, kapımız herkese açıktır. Şunu söyleyeyim, ‘şu aşiret falanca yere katıldı, falanca aşiret filanca partiye katıldı’ deniyor. Bunun çok belirgin örneklerinden bir tanesini söyleyeyim. Şeyh Sait Efendi’nin torunlarının BDP’ye katıldığına ilişkin bir haber çıktı. Bir gün sonra Şeyh Sait’in üç ayrı torununun çocukları topluca bir açıklama yaptılar. ‘Hiç kimse bizim adımıza, bütün aile adına açıklama yapamaz, giden adam kendi adına gitmiştir, biz Şeyh Sait’in evlatları olarak yanlarında değiliz’ diye."

Anketler ne diyor partiniz için?

"Bakmayın siz bu bazı kuruluşların yayınladığı anketlere. Dün Batman’daydım. Benim iki tanıdığıma gitmişler anket yapanlar. Soru şu; ‘oyunuzu AK Parti’ye mi BDP’ye mi vereceksiniz?’ Başka soru yok. Başka alternatif yok. Tanıdıklar sormuş, 'Başka parti yok mu?' diye. ‘Var da yoğunlukla bu iki parti olduğu için bunu soruyoruz' demişler. ‘HÜDA-PAR yok mu?’ demiş tanıdıklar. ‘Var ama yüzde 3-5 olduğu için sormaya gerek görmüyoruz’ diye cevap vermişler. Böyle anket mi olur?"

Batman için mi?

"Batman için, Diyarbakır için aynı şeyi söylüyorlar. Bununla güya HÜDA-PAR’ın tabanına mesaj veriyorlar; ‘HÜDA-PAR’ın tabanı BDP ile yakın değil uzlaşması zordur, ey HÜDA-PAR tabanı bakın siz kendi partinize oy verirseniz bir puanla BDP kazanacak, Ak Parti kaybedecek. Bunun vebali de sizin boynunuzda olacak.’ Böyle bir mühendislik düşünüyorlar fakat biz de anket yapıyoruz ve bizim yaptığımız anketlerde bazı yerlerde birinci partiyiz, bazı yerlerde ikinci partiyiz. Şu ana kadar anket çalışması yaptığımız hiçbir yerde AK Parti’den geride değiliz. Bazı yerlerde zaten açık ara öndeyiz."

Neresi bu bazı yerler?

(Gülerek) "İsim vermeyeyim şimdi millet oralara yüklenir. Bir tanesi Batman mesela."

En güçlü olduğunuz yer Batman diye bir kanaat var sanırım?

"Öyle bir kanaat var ama bazı sürprizler olabilir, daha güçlü olduğumuz yerler de çıkarsa şaşırmayın."

yapicioglu

Yoğun bir seçim kampanyası yürütüyorsunuz. Çalışmalarınızın yoğun olması göze batıyor ve gerginlikler yaşanıyor. Nelerle karşılaşıyorsunuz?

"Partileştikten sonra yapılan saldırılar basında daha çok yer aldığı için partimize yönelik saldırılar daha fazlaymış gibi görünüyor. Şöyle bir sayı vereyim size; bugüne kadar Mustazaf-Der ve Peygamber Sevdalıları Platformu ile derneklere yapılan saldırılar iki yüze yakın. Bizim partimize yönelik yapılan saldırıların sayısı; 2012’nin sonundan, yani partinin kurulduğu günden 2013’ün sonuna kadar 14 aylık dönemde sanırım 23'tür. Ocak-Şubat döneminde 25 saldırı. Mart ayının ilk on beş gününde de yaklaşık 20 saldırı. En son Şanlıurfa Suruç’taki olayı duymuşsunuzdur. 

Gerginliklerin belki de bir nedeni partinizin Hizbullah ile ilişkilendirilmesi.

"Partimizin adı Hür Dava Partisi. Biz hür bir partiyiz.  Bizim hiç kimseyle organik bir ilişki veya onun uzantısı veya onun devamı olmak gibi bir ilişkimiz yok. Ama biz İslami bir gelenekten gelen insanlar olarak, İslami dünya görüşüne sahip insanlar olarak bütün İslami gruplarla aynı kaynaklardan beslenmişiz. Hizbullah da bunlardan bir tanesidir. Taban olarak, yer yer tabanların iç içe geçtiği kesiştiği gerçeğini inkar etmiyoruz, hiç kimse de bunu inkar edemez. İnkâr etseydik kimse de inanmazdı. Hizbullah ile ilişkilendirme belki de bu sebepten kaynaklanmaktadır. Ben ve kurucu başkanımız Hüseyin Yılmaz ceza avukatlığı yaptık. Hizbullah’tan yargılanan bir sürü kişinin davalarını takip ettik. Bu gerginliğin sebebinin o olduğu bence doğru bir tespit değil. 20 yıl önce yaşanmış olan bir çatışmalı dönem, 92-95 yılları arası PKK ile Hizbullah çatışmasının yoğun olduğu dönemdi. Gerginlik şimdiye kadar yoktu da parti kurduktan sonra mı alevlendi. Böyle bir şey doğru değil."

İran destekliyor mu sizi?

"İran desteklemez, İran destekleyemez. İran desteklese biz kabul etmeyiz. Çünkü biz biliyoruz ki bizim cebimizi dolduran yarın kafamızı da doldurur. Bize üç kuruş para veren yön vermeye de çalışır. Biz hür bir davayız, biz kendi ağzımıza gem vurup ucunu da kimsenin eline vermeyiz. Aç kalırız ama kendimizi hiç kimseye yönettirmeyiz."

İran ile ilişkileriniz yok?

"Hiç. Yani bütün samimiyetimle söylüyorum İran şu anda petrol kuyularının borularını döşese, 'Alın sizin olsun' dese tek kuruşunu biz kabul etmeyiz. Değil sadece İran, kim olursa olsun."

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.