Sosyal Medya

Önemli Şahsiyetler

Nuri Pakdil'in Türk dünyasına tanıttığı Suriyeli Şair: Nizar Kabbânî

21 Mart 1923 tarihinde orta halli bir ailenin çocuğu olarak Dımaşk’ta doğdu. Arap tiyatrosunun kurucularından Ahmed Ebû Halîl el-Kabbânî ile (ö. 1902) S̱emerâtü’l-fünûn dergisinin ve Cem‘iyyetü’l-makāsıdi’l-hayriyyeti’l-İslâmiyye’nin kurucusu Abdülkādir el-Kabbânî’nin de (ö. 1935) mensup olduğu bir ailedendir.



Öğrenimini lisenin sonuna kadar Dımaşk’ta el-Külliyyetü’l-ilmiyyetü’l-vataniyye ve Medresetü’t-techîz’de yaptı. Ardından Dımaşk’taki Suriye Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Buradan mezun olunca 1944’te Suriye’nin Kahire Büyükelçiliği’nde çalışmaya başladı, bu görevi 1948 yılına kadar devam etti. 1948-1966 yıllarında İstanbul, Londra, Beyrut, Pekin ve Madrid’de diplomat olarak görev yaptı. 1966’da emekliye ayrılarak Beyrut’a yerleşti. 1967 Haziranında Araplar’ın İsrail karşısında uğradıkları yenilginin öfkesiyle kaleme aldığı Hevâmiş ʿalâ defteri’n-nekse (bozgun notları) başlıklı şiir kitabı şairin Mısır’la arasının açılmasına yol açtı. Bu yıl içinde Beyrut’ta kendi adını taşıyan bir yayınevi kurdu ve Bağdat’ta tanıştığı ikinci eşi Belkīs er-Râvî ile evlendi; ancak Beyrut’ta Irak Büyükelçiliği’ne düzenlenen bombalı saldırıda eşi hayatını kaybetti (1981). Gerek bu olay gerekse şiirlerinde sert bir dille eleştirdiği Arap yöneticilerinin tutumu Kabbânî’yi daha ihtiyatlı davranmaya sevketti. Son yıllarında Londra’da yayımlanan el-Ḥayât gazetesinde on beş günde bir yazıları ve şiirleri çıktı. Hem Arap dünyasını hem modern bilim ve teknoloji uygarlığını insanî ve ilâhî değerler adına yoğun bir eleştiriye tâbi tuttu. Nizâr Kabbânî 30 Nisan 1998 tarihinde Londra’da vefat etti, cenazesi Dımaşk’a getirilerek aile mezarlığına gömüldü.
 
Çocukluk ve gençlik yıllarında resim ve müzikle uğraşan Kabbânî sonunda şiirde karar kılmış, 1939 yılından itibaren şiir yazmaya başlamış, ancak bir şair olarak ilk çıkışını henüz Hukuk Fakültesi öğrencisi iken yayımladığı Ḳālet lî es-semrâʾ adlı şiir kitabı ile yapmıştır. Anlatımıyla olduğu kadar muhtevasıyla da -özellikle kadına ve cinselliğe yaklaşımındaki cesaretiyle- geleneksel şiir ve ahlâk anlayışının sınırlarını zorlayan bu eser II. Dünya Savaşı kuşağının yaşadığı kaygı, kayboluş ve duygusal bastırılmışlığın cüretli bir yorumu niteliğindedir. Kabbânî’nin kitabı muhafazakâr çevrelerin tepkisini çekmiş, şekil ve muhteva açısından geleneksel Arap şiir tarzından bir sapma olarak değerlendirilmiştir. Bu rahatsızlık ve karşı çıkışlar üzerine şair Arap halkının bilinç ve duygularını korku ve yılgınlıktan, içine düştüğü ikilemden kurtarmaya çalıştığını ileri sürmüştür. Kabbânî ilk dönem şiirlerinde eski belâgat putlarını yıkmaya çalışmış, kendi kuşağının duygusal sorunlarını açık biçimde ortaya dökmekten çekinmemiştir. Bu sebeple bazıları onun şiirlerinde, tarihin girdaplarında ve taklitçilikte hapsolup kalmış Arap gençliği için bir çıkış yolu görmüşlerdir. Kabbânî’nin coşkun tabiatından fışkıran, özgün bir anlatımla yazılmış şiirleri Arap dünyasının hemen her yerinde yayılmış, yirmiyi aşkın şiiri başta Muhammed Abdülvehhâb olmak üzere bestekârlarca bestelenmiş, Ümmü Külsûm’dan Mâcide Rûmî’ye kadar şarkıcılar tarafından okunagelmiştir.
 
Kabbânî’nin şiirlerinde genellikle kadın ve siyaset olmak üzere iki ana tema ele alınmıştır. Kadın konusu sanat hayatının bütün safhalarında yer alır ve gelişim bakımından süreklilik gösteren en geniş temadır. Siyasal şiirlerinde ise çağdaş Ortadoğu Arap ülkelerinin (Filistin, Mısır; Arap-İsrail savaşı vb.) siyasî meseleleri üzerinde durulmuştur. İsrail’in Filistin topraklarını işgalinden sonra kaleme aldığı “el-Kuds” adlı şiir onun en ünlü şiirlerindendir. Birçoklarınca kadın şairi, Arap milletinin şairi ve bütün nesillerin şairi diye nitelendirilen Kabbânî’nin ilk şiirlerinde daha ziyade sembolizmin hâkim olduğu görülür. Ayrıca şiirine yakından bakıldığında bunların varoluşsal bir özellik taşıdığı da göze çarpar. Kabbânî’nin şiirlerinin birçoğu İslâm’ın temel hükümleri ve inanç esaslarına aykırı görülmüş, Saîd b. Nâsır el-Gāmidî, “Nizâr Ḳabbânî ve’l-ḥarb ʿale’l-ʿaḳīde ve’ş-şerîʿa” başlıklı yazısında bu noktaları örnekleriyle ortaya koymuştur (bk. bibl.).
 
Türkiye’de Kabbânî, muhtemelen ilk defa Nuri Pakdil’in hazırladığı Çağdaş Arap Şiiri: Güldeste’de (Ankara 1976, 1998) “Doğu” başlıklı şiiriyle yer almıştır. Turan Koç’un Türkçe’ye çevirdiği bazı şiirleriyle İbrahim Demirci’nin çevirdiği şiir ve yazıları İşgal Altında adlı eserle (Kayseri 1996) Yedi İklim, Çerağ, Edebiyat, Hece gibi dergilerde yayımlanmıştır. Rıza Halilov – Aysel Ergül tarafından, Gözlerinin Mavi Limanında; Aşk-Kadın-Hüzün Şiirlerinden Seçmeler adıyla bazı şiirleri ve şiir kitapları Türkçe’ye tercüme edilmiştir (İstanbul 2002). Salih Tur Nizâr Kabbânî: Hayatı, Sanatı ve Şiirleri başlıklı bir doktora tezi hazırlamış (2005, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü), Aysel Ergül Keskin de Şiirin Galip, Aşkın Devrik Kralı Nizâr Kabbânî’de Aşk ve Kadın başlıklı geniş kapsamlı bir monografi kaleme almıştır (Ankara 2006).
 
Kabbânî’nin hayatı, şiirleri ve şiir anlayışı, siyasî görüşleri üzerine çok sayıda araştırma, eleştiri ve inceleme eseri yazılmış olup bazıları şunlardır: Îliyyâ Selîm Hâvî, Nizâr Ḳabbânî: Şâʿirü’l-merʾe, Şâʿiru ḳadiyye ve iltizâm (I-II, Beyrut 1972, 1981); Hristo Necm, en-Nercisiyye fî edebi Nizâr Ḳabbânî (Beyrut 1983); Abdurrahman Muhammed Abdürrâzık el-Vâsıfî, Nizâr Ḳabbânî: Şâʿiren siyâsiyyen (1989, 1995, 2004); Suad Abdalkabir, Shaping Women’s Identity in Kabbāni’s Poetry (London 1996); Ahmed Ziyâde, Nizâr: Şâʿirü’l-ḥub ve’l-merʾe ve’s-siyâse: Mâ lehû ve mâ ʿaleyh (Kahire 1996); Nancy Amra, Ḳabbânî: Şâʿirü’l-merʾe (Amman 1997); Âmir Mübeyyid – Muhammed Kerzûn, Nizâr Ḳabbânî, raḥîlü ḳārre şiʿriyye (Humus 1998); Muhammed Yûsuf Necm, Nizâr Ḳabbânî, Şâʿirun li-külli’l-ecyâl (I-II, Beyrut 1998).
 
Eserleri. Şiirleri: Kabbânî’nin sayıları kırk dördü bulan şiirleri ve şiir kitaplarından bazıları şunlardır: Ḳālet lî es-semrâʾ (Dımaşk 1942, 1944); Ṭufûletü Nehd (Dımaşk 1948); Sâmbâ (Dımaşk 1949); Enti lî (Beyrut 1950); Ḳaṣâʾid (Beyrut 1956); Ḥabîbetî (Beyrut 1961); eş-Şiʿr ḳındîl aḫḍar (makaleler ve bazı şiirler, Beyrut 1963); er-Resm bi’l-kelimât (Beyrut 1967); Hevâmiş ʿalâ defteri’n-nekse (Beyrut 1967; T trc. Ergin Koparan, Gerileme Kitabına Dipnotlar, İstanbul 1997); Yevmiyyâtü imreʾe lâ mübâliye (Beyrut 1968); Fetḥ (Beyrut 1968); Şuʿarâʾü’l-arżı’l-muḥtelleti’l-Ḳuds (Beyrut 1968); İfâde fî maḥkemeti’ş-şiʿr (Beyrut 1969); Menşûrâtün fidâʾiyye ʿalâ cüdrâni İsrâʾîl (Beyrut 1969); Kitâbü’l-Ḥub (Beyrut 1970; T trc. Laurent Mignon, Aşkın Kitabı, İstanbul 2009); Ḳaṣâʾid mütevaḥḥişe (Beyrut 1970); Lâ (Beyrut 1970); Miʾetü risâleti ḥub (Beyrut 1970); Aḥlâ ḳaṣâʾidî (Beyrut 1970); Eşʿârün ḫârice ʿale’l-ḳānûn (Beyrut 1972; T trc. Kemal Yüksel, Yasak Şiirler, İstanbul 2002); İlâ Beyrûti’l-üns̱â maʿa ḥubbî (Beyrut 1976); Külle ʿâm ve enti ḥabîbetî (Beyrut 1977); Üḥibbüki ... üḥibbüki ... ve’l-baḳıyyetü teʾtî (Beyrut 1978); el-Aʿmâlü’ş-şiʿriyyetü’l-kâmile (I-II, Beyrut 1978); Hâkeẕâ ektübü târîḫa’n-nisâʾ... (Beyrut 1981); Ḳāmûsü’l-ʿâşıḳīn (Beyrut 1981); Ḳaṣîdetü Belḳīs (eşi Belkīs’in hâtırası için yazılmıştır, Beyrut 1982); Eşʿârün mecnûne (Selîm Berekât’ın seçtiği ve yayımladığı şiirler, Beyrut 1983); Ḳaṣâʾid maġḍûbün ʿaleyhâ (Beyrut 1986; T trc. İbrahim Demirci, Gazaba Uğramış Şiirler, İstanbul 1997); es-Sîretü’ẕ-ẕâtiyye li-Seyyâf ʿArabî (London 1987); Tezevvectüki eyyetühe’l-ḥurriyye (Beyrut 1988; T trc. Kemal Yüksel, Seninle Evlendim Ey Özgürlük!, İstanbul 2003); Lâ Ġālibe ille’l-ḥub (Beyrut 1989); Hel tesmaʿîne ṣahîle aḥzânî? (Beyrut 1991); Hevâmiş ʿale’l-Hevâmiş (Beyrut 1991); Ḳaṣîdetü Mâyâ (Beyrut 1993); el-İnkisâr (nşr. Yâsir Abdünnebî, Kahire 1998); Nehrü’l-aḥzân (T trc. Metin Fındıkçı, Hüzünlü Irmak, İstanbul 2000).
 
İnceleme ve Tiyatro Eserleri: ʿAni’ş-şiʿr ve’l-cins ve’s̱-s̱evre (şair Münîr el-Akeş’le karşılıklı konuşma, Beyrut 1972); el-Aʿmâlü’s-siyâsiyyetü’l-kâmile (Beyrut 1974, 1981); el-Kitâbe ʿamel inḳılâbî (makaleler, Beyrut 1975); Yevmiyyâtü medîne kâne ismühâ Beyrût (son yıllarda Beyrut’taki günlük hayatını anlatan bir denemedir, Beyrut 1977; T trc. İbrahim Demirci, Ben Beyrut: Bir Kentin Günlükleri, Ankara 1999); Şeyʾ mine’n-nes̱r (Beyrut 1979); el-Merʾe fî şiʿrî ve fî ḥayâtî (Beyrut 1981); Mâ hüve’ş-şiʿr? (makale, Beyrut 1981); el-ʿAṣâfîrü lâ teṭlubü teʾşîrete düḫûl (Beyrut 1981, şiir, aşk, siyaset, hürriyet, demokrasi, devrim vb. üzerine güzel sözler); Ve’l-Kelimât taʿrifü’l-ġaḍab (seçme nesirler, I-II, Beyrut 1983); Cumhûriyyetü cünûnistân: Lübnân sâbiḳan (Beyrut 1988, üç perdelik oyun); Laʿibtü bi-itḳān ve hâ hiye mefâtîḥ (London 1990, diyaloglar); el-Aʿmâlü’n-nes̱riyyetü’l-kâmile (“el-A‘mâlü’l-kâmile” serisi içinde VII ve VIII. ciltler, Beyrut 1993). Kabbânî Ḳıṣṣatî maʿa’ş-şiʿr: Sîre ẕâtiyye adıyla otobiyografisini kaleme almıştır (Beyrut 1973).

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.

window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');
window.dataLayer = window.dataLayer || []; function gtag(){dataLayer.push(arguments);} gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-57160306-1');