Sosyal Medya

Güncel

Hüseyin Akın / Dua niyetine, İsmet Özel’e…

Hüseyin Akın - Milli Gazete



İsmet Özel adıyla 15 yaşında tanıştım.

İmam Hatip Lisesi’nin 1. sınıfında okuyordum.

Öğretmenlerin tabiriyle “aklı bir karış havada, ayakları yere basmayan” bir gençtim.

Kılavuzu olmayan bir şiirin peşine takılmıştım.

Gönlümden geçenleri dile getirmeyi bir türlü becerememiştim.

Bu yüzden uzun uzun uzaklara bakmayı ve susmayı seçmiştim kendime.

Mahallede herkes Müslüman olmuş bir şairden bahsediyordu.

İlk defa duyuyordum adını: İsmet Özel!

Şair olduğundan bahsediyorlardı, lakin nasıl şiirler yazdığı hakkında kimsenin bilgisi yoktu.

Ne de olsa Necip Fazıl, Arif Nihat Asya, Abdurrahim Karakoç… gibi şairler manzaramızı kapatıyorlardı.

Aslında o sadece mahalle değiştirmişti.

Yeni Müslüman oluyor falan da değildi.

Mahallemize yeni taşınan bu adamı tanımlamakta zorluk çekiyorduk.

Ne “Amentü”yü okumuştuk daha ne de “Esenlik Bildirisi”ni.

 

Lise 3. sınıfta okulu kırıp Beyaz Saray Kitapçılar Çarşısı’na bana şiir yazmada kılavuzluk edecek bir kitap aramaya çıkmıştım.

Hemen girişte merdivenin sol dibinde Tohum Yayınları’nda İsmet Özel’in kitaplarını imzaladığı ilanını görür görmez içeriye girdim.

İçeride sekiz-on kişi ancak vardı.

Masaya serilmiş kitaplardan birini “Şiir Okuma Kılavuzu”nu seçip imzalattım.

Ben şiir yazmak için kılavuz arıyordum, karşıma şiir okuma kılavuzu çıkmıştı.

Kendisiyle iki kelime konuşmaya cesaret edemeden çıktım.

Eve dönünceye kadar “Şiir Okuma Kılavuzu”nu otobüste okuyup bitirmiş, lakin hiçbir şey anlamamıştım.

“İmge” kelimesine de ilk defa bu kitapta rastlamıştım.

Yıllarca bu anlamamanın peşine düştüm.

Yıldan yıla kitapla arama giren yığınaklardan kurtulmuştum.

Kitabın girişinde “Puşkin”e ait “Ey şair! Kulak asma sevgisine sen halkın” diye başlayan şiir, bu kitaptan bana kalan teselli payı olmuştu.

Yazmaya çalıştığım şiirime kılavuzluk edecek birini bulmuştum.

Liseyi bitirdiğim yıl, hiç olmayacak bir şey gerçekleşti, İsmet Özel Sanayi Mahallesi’ne, yani bizim mahalleye gelmişti. Hem de sınıf arkadaşımın evde yapılan nişan törenine. Şimdilerde Sakarya Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan bir arkadaşın tavassutu ile gerçekleşmişti bu. Beş saate yakın şairimizi dinlemiştik. Alışıldığın ötesinde şeyler söylüyordu. İran devrimi ile ilgili söyledikleri, Türkiye’yi ve dünyayı okuma biçimleri daha önce işittiklerimizin ve de okuduklarımızın çok dışındaydı. Nişan yemeği yiyip ayrılmıştık. İsmet Özel’li unutulmaz saatlerdi o saatler. O günden sonra başta “Üç Mesele” olmak üzere şairin çıkan bütün kitaplarının izini sürüp okudum.

Henüz yorum yapılmamış.

* İşaretli tüm alanları doldurunuz.